Karaciğer yağlanması

  

(Hepatik steatoz ve Steatohepatit)

Yağların, karbonhidratların karaciğerde metabolizasyonundaki bozukluklar karaciğer yağlanmasına neden olur. 

Karaciğer yağlanmasında karaciğerden yağın uzaklaştırılması bozuktur.

Karaciğer yağlanmaları ;

a)  Alkole bağlı yağlanma

b) Alkol dışı yağlanma olmak üzere iki gruba ayrılır.

Ayrıca bütün karaciğer yağlanmaları;

a) Hepatosteatoz (Basit yağlanma)

b) Steatohepatit (Yağlanmaya bağlı karaciğer iltahabı) şeklinde iki gruba ayrılır.

Alkol dışı basit yağlanmada karaciğer enzimleri (AST, ALT) yükselmez.

Alkol dışı Karaciğer yağlanmasının nedenleri;

* İnsulin direnci , Polikistik over, Obezite, Diyabet

* Hızlı kilo verme;

   (Kan yağ asitlerinin hızlı yükselmesi )

* Hipotiroidi

* Çeşitli ilaçlar;

(Kortizol, aşırı A vitamini, Östrojen, metotrexat, amiodaron)

* Hepatit C

* Wilson hastalığı

* Total parenteral nutrisyon

* İnflamatuar barsak hastalıkları;

     (Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı)

Alkol dışı karaciğer yağlanmalarının en önemli nedeni obez kişilerde görülen insülin direncidir.

İnsulin direncindeki karaciğer yağlanmasını anlıyabilmek için öncelikle insulinin normal fizyolojik etkilerini bilmek gerekir;

İnsülinin fizyolojik etkileri nelerdir?

İnsulin karaciğerde;

Şekerin hücre içine transportunu artırır. 

Karaciğer glikojen konsantrasyonu yeterli bir seviyeye ulaşınca, glikojen sentezi inhibe olur. 

Ardından karaciğere gelen glikozun hepsi yağ oluşumu için hazırlanır. Glikoz önce, glikolitik yolla piruvata yıkılır, sonra piruvat Asetil-CoA’ya çevrilir, bu YAĞ ASİTLERİ (FFA) sentez edildiği substrattır. 

Yağ asiti sentezi daha çok karaciğerde olur. 

Karaciğerde sentezlenen yağ asitleri , yine karaciğerde genel bir depo yağı olan trigliseridlere dönüştürülür.

Bunlarında çoğu, karaciğer hücrelerinden kana lipoprotein (LDL, VLDL) olarak serbestlerler daha sonra kan yoluyla, depolanacakları yağ hücrelerine taşınırlar.

İnsülin yağ dokusunda;

1) Trigliseridleri tekrar yağ asitlerine parçalayan Lipoprotein Lipazı aktive eder. 

Yağ hücrelerinde LPL ile parçalanan TG yağ asidi ve gliserole şeklinde yağ hücresine alınır.

İnsülin diğer taraftan kas hücrelerinde olduğu gibi yağ hücrelerinede glikoz hücre içine transportunu hızlandırır. 

Glikozun glikolitik yıkımı sırasında çok miktarda Açil-gliserofosfat ortaya çıkar.Bu madde TG sentezi için gliserol kaynağıdır.

Tüm bu olaylar sonucunda yağ hücresinde tekrar TG (depo yağı) oluşturulur.(İnsulinin Yağlanma etkisi)

2) İnsülin yağ hücresinde ikinci etkisi Hormona Duyarlı Lipazın etkisini inhibe eder. 

Bu enzim, yağ hücrelerinde trigiliseridleri parçalayan enzim olduğundan, yağ hücrelerinde yağ yıkımını engellemiş olur(İnsulinin Yağlanmaya katkı etkisi)

İnsülin yokluğunda ;

Depo yağının yıkılması ve serbest yağ asitlerinin serbestlemesi kolaylaşır. 

En önemli etki, yağ hücrelerinde hormona duyarlı lipazın insulinin baskılayıcı etkisinden kurtularak kuvvetle aktive olmasıdır. 

Bu etki depo trigliseridlerin hidrolizi ile çok miktarda yağ asidi ve gliserolun dolaşıma geçmesine yol açar. 

Serbestlenen serbest yağ asitleri beyin dışında tüm vücut dokularının kullandığı temel enerji substratı durumuna gelir.

İnsülin yokluğunun plazma serbest yağ asitleri ve yağ asidi yıkım ürünü olan asetoasetik asit (keton cismi) konsantrasyonu artar. 

Bu yağ asitleri karaciğere giderek karaciğer yağlanmasına neden olur

İnsülin Eksikliğinin/Direnci durumunda Karaciğer Yağlanması üzerine etkisi;

 İnsülin eksikliği/direnci yağ dokusunda, yağ depolarının erimesine yol açarken, karaciğerde trigliserid deposunu önemli ölçüde artırarak karaciğer yağlanmasına neden olur.

Şöyleki; 

İnsulin direnci varlığında karaciğer hücrelerindede insulin direnci olduğundan, yağ asitleri ve şeker, karaciğerdeki enerji deposu olan glikojene dönüştürülemez.

 Ayrıca yağ dokusundan aşırı miktarda serbestlenen ve karaciğere gelen yağ asitleri (FFA) ve glikoz, yağ sentezi yolağına girer ve hücre içi trigliserid miktarı artar ve karaciğerde yağlanma meydana gelir.

Aynı zamanda karaciğerde artan yağ asitlerinin bir bölümü fosfolipidler ve kolesterole çevrilir.Bu iki madde karaciğerde oluşan trigliseridlerle birlikte, lipoproteinlerle (LDL, VLDL) birleşerek kana salgılanır.

Böylece plazma lipoproteinleri artar, kan lipid düzeyleri yükselmiş olur. 

Bu arada tek başına kolesterol yüksekliği karaciğer yağlanması için bir risk faktörü değildir. 

Böylece insülin direnci varlığında kanda artmış lipid konsantrasyonu, özellikle yüksek kolesterol ve LDL konsantrasyonu, aterosklerozun hızlanmasınna yol açar.

Hızlanmış arteroskleroz, kalp krizi, serebral atak ve diğer vaskuler olayların zeminini hazırlar.

Karaciğer yağlanmasının belirtileri nelerdir ?

Karaciğer yağlanması genellikle hiçbir belirti vermez.

Halsizlik, yorgunluk, karında şişkinlik ve yan ağrısı gibi yakınmalar olabilir.

Rutin kan testlerinde steatohepetit varlığında AST, ALT, GGT yüksekliği bulunabilir 

 Bknz : KARACİĞER ENZİM ve FONKSİYON TESTLERİ

 Karaciğer ultrasonunda karaciğerde ekojenite artışı (parlaklık artışı ) saptanır .

Karaciğer yağlanmasının tedavisi nedir ?

Basit yağlanmaların %10 kadarı karaciğer hasarını gösteren enzim yüksekliği ile seyreden steatohepatite dönüşebilir,

Steatohepatitlerin % 20 si karaciğer sirozuna ilerleyebilir,

  Bu yüzden insulin direnci veya diyabetli kişiler tanı konulduktan sonra ;

Diyet ve egzersiz programına alınmalı, şeker ilaçları düzenlenmeli ve metabolik kontrol hızla sağlanmalıdır.